Şu anda dünyanın her yerinde ortak bir sorun var: Küresel köyümüzü kasıp kavuran ekonomik kriz. Krizin farkındayız ancak asıl merak ettiğimiz konu, bunun moda eğilimlerini nasıl etkileyeceği. Cevap belki de moda tarihindedir, öyleyse şöyle dönüp modanın tarihine bir göz atmalı.  

1930′ların Amerika’sında “Great Depression” adıyla tarihe geçen büyük kriz yaşanmıştı. Bu, moda alanında ne gibi değişikliklere sebep oldu, hatırlayalım: Kadın kıyafetlerinde takımlar ön plana çıktı. Bunlar sade, kaliteli kumaştan yapılan, tek ton renklerin kullanıldığı etek-ceket, pantolon-ceket takımlardı. Bunda, kaliteli kumaşların uzun süre yıpranmadan kullanılabilmesi ve tek ton kıyafetlerin çok yönlü, yani farklı kombinasyonlarla daha işlevsel olarak kullanılabilmesi en önemli etkendi.

Kadınların sabah-akşam, gündüz-gece, günün her vaktinde giyebilecekleri; işten özel toplantılara, aile birlikteliklerine kadar, birçok farklı programda rahatlıkla kullanabilecekleri geniş yelpazeli kıyafetlerdi bunlar. Zamanı aşan, zaman-üstü tasarımlar…

Dönemin kıyafetlerinde dikkat çeken bir diğer unsur da kapalılığıydı. Etek boylarının uzaması, yakaların daha kapalı olması gibi değişen özellikler, hem yazın hem ilk baharda veya kış ve sonbaharda kullanılabilecek kıyafetlere dönüşmesini sağladı. Bu tarihi deneyimden sonra gelecek sezon için tahminlerimizi yapabiliriz:

2009 kış sezonundan itibaren kıyafetler daha muhafazakâr, kapalı hale gelecek. Trendler arasında kemerli mantolar, deri ceketler, pantolonlar ve metalik deri çantalar ile tozluklar yer alıyor. Aksesuar olarak yanınıza içeceğiniz frappucino’nuzu ya da okumak istediğiniz kitabınızı da alabilirsiniz. Ekonomik krizde aksesuarlar bile daha pratik olacak anlaşılan.

Milano Moda Haftası

Bu hafta dünya modasının kalbinin attığı Milano şehri oldukça hareketli. Önemli markalar, tasarımlarını podyumlarda heyecanla bekleyen izleyicilere sunuyor. Bakalım 2009 kış sezonunda hangi trendler var.

DOLCE & GABBANA: 2009 kış sezonunda Domenico Dolce ve Stefano Gabbana, 1920′lerin moda sembolü Elsa Shiaparelli’nin sürrealist fikirlerinden esinlenerek bir ilke imza atmış. Deri eldivenler, eldiven olmaktan çıkıp atkı ve şapka yerine geçmiş. Oldukça gerçek dışı olmasına rağmen, Dolce & Gabbana’nın yaptığı her tasarım gibi, bunlar da çok şık. Ceketlere düğme yerine midye kabuğu dikilmiş. Siyah-beyaz kombinasyonlarla başlayan defile Shiaparelli’nin simge rengi Çingene pembesi kumaşlardan tasarımlarla tamamlanmış.

VERSACE: Versace vücuda oturan elbiselerin çoğunlukta olduğu bir gösteriyle karşımıza çıktı yine. 1930′lardan esinlendiği parçaların yanı sıra, 1980′lerin disko modasının rüzgârı da esiyordu Versace’nin defilesinde. Çoğunlukla metalik ve koyu gri, gece mavisi ve nötr renklerden oluşan kıyafetlerinde minimalist olmaya özen göstermiş olsa da, kemerli mantolardaki kumaşlarda ve trençkot dekorasyonlarla farklı bir tarzı ön plana çıkarıyordu.

FENDI: Kış mevsimine en çok yakışan ve en asil renklerden siyah, Fendi‘nin her kıyafetinde kendini gösteriyor. Defilenin tema kumaşı ise deri ve kürktü. Karl Lagerfeld’in değişik ayakkabı tasarımları da defilede oldukça dikkat çekti. Yuvarlak hatlı ayakkabılarının esprisi ise tokalarını ayakkabının bileğinde olmak yerine ayakkabının üstüne koymasıydı. Metalik deri el çantaları da koleksiyona renk katmış.

DSQUARED2: İkiz tasarımcı kardeşler Dan genç kızlardan esinlenerek hazırladıkları koleksiyonlarında; hayatları hareketli geçen gençlerin, kahvesiz güne başlayamadığını düşünerek mankenlerin eline kahveden, frappucino’ya kadar her türlü içeceği vermişti. Saten gece elbiselerini deri ceket ve kareli atkılarla kombine ederken, kat kat giydirdiği mankenlerin kot pantolonları ve topuklu ayakkabıları, büyük el çantalarının içerisinden çıkan dergileriyle New York sokaklarında yürüyen genç kızları hatırlatmıştı.

MISSONI: Angela Missoni bu sezon trikolarını ön plana çıkarmış. Pastel renklerin ağırlıklı olduğu koleksiyonda en dikkat çeken başları örtülü mankenler. Kıyafetleri birkaç kat giyen mankenler oldukça muhafazakâr görünüyorlardı. Şal ve atkıları yerlere kadar sürünüyordu.

GIORGIO ARMANI: 2009′ un elit, zarif ve güçlü kadın imajını verdiği tasarımlarında anahtar aksesuar “kokteyl” şapkalarıydı. Çoğunlukla siyah olan takım elbiseleri ve gece elbiselerini rugan deri eldivenlerle tamamlamıştı. Uzun kristal küpeler de oldukça ilginçti.

zaman.com.tr




Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,