Jeans Pantolon Aslına Dönüyor
Dün gece rüyamda “Kriz bitti, artık başka şeyler yaz” dedi kim olduğunu hatırlamadığım birileri. Uyandığımda, ekonomik krizin tam ortasında olduğumuz gerçeğine tekrar döndüm. Televizyonlar, gazeteler, yorumlar her şey “kriz” diyor. Psikolojik olarak etkisinden kurtulmak imkânsız. İşte buyurun: Moda dünyasının şüphesiz en vazgeçilmez ürünlerinden biri olan jeans sektörü bile krizden etkilenmiş durumda. Levi’s, Lee Cooper, G-Star, Wrangler gibi “işin ustası” markalar “Görünen köy kılavuz istemez” misali önlem paketlerini altı ay önceden hayata geçirmişler.
“Kriz jean’i teğet geçer” demeden, altı ay sonra tüketicide oluşacak psikolojik travmaları göz önüne alarak hazırlamışlar koleksiyonlarını. Tüketicinin kriz dönemlerinde parasını “doğru yatırım yaptım” hissini verecek ürünlere harcadığı gerçeğinden yola çıkarak, daha klasik ve uzun süre giyilebilecek tasarımlara ağırlık vermişler. Levi’s‘ın henüz hiçbir marka tarafından rekoru kırılmamış ünlü 501 modeli kriz döneminde “pusula” vazifesi görüyor tasarımcılar için.
Kriz Usulü Kot Pantolon
Önümüzdeki sezonların “Kriz usulü kot pantolonu” daha sade ve androgyne çizgiler taşıyor.
Son yıllarda teknolojik olanaklar kullanılarak eskitilen, taşlanan, parçalanan kot pantolonlar bir müddet için “out” olacağa benziyor. Ancak jeans satışlarında yüzde olarak daha ağırlıkta olan erkeklerin, çok net görünümlü kotlar yerine, kullanılmış görüntüsü veren “vintage” modellerden vazgeçmeyecekleri düşünülüyor.
Kadınlara yönelik modellerde ise “slim” modeli dar kotlar kadar “havuç” olarak adlandırılan yeni formun da ilgi çekeceği düşünülüyor. Jeans kumaşın birçok etaplardan geçmiş olan kronolojik ve jeografik geçmişi ise bir hayli ilginç. Ortaçağ sonlarında Genes (Cenova) kentinde üretilen ve “jean” olarak adlandırılan dayanıklı kumaşlar, önce İngiltere’ye, 19. yy’de ise Amerika’ya ihraç ediliyor. İkinci Dünya Savaşı’nda ise asker giysileri ve hemşire kıyafetlerinde kullanılan jeans kumaşlar, savaş esnasında ayakkabı ve postallarda taban olarak da kullanılıyor.
Amerikan Tarzının Sembolü
Günümüzün vazgeçilmez kot pantolonunun babası olarak kabul edilen Levi Strauss’un hikâyesi ise 1847 yılında Bavyera’dan New York’a göç etmesi ile başlar. “Toile de bache” olarak adlandırdığı jeans kumaşını pazarlamak niyeti ile doğuya yaptığı zorlu yolculukta tanıştığı bir altın arayıcısı Levi’nin hayatında dönüm noktası olur. Altın arayıcısı, bu dayanıklı ve sağlam görüntülü kumaşla ilgilenerek kendisi ve işçileri için pantolon ısmarlar ve inanılmaz bir başarının ilk tohumu atılır.
Amerikan yaşam tarzının sembolü haline gelen jeans pantolonlar, 1960′lı yıllarda Avrupalı tasarımcıların ilgisini çekti ve “moda” bir ürüne dönüştü. Hippi akımında Türkçede “İspanyol paça” olarak adlandırılan şekli ile tüm dünya gençliğini etkisi altına aldı. Türkiye, İtalya’dan sonra jeans üretiminde son yıllarda büyük aşama kaydetti. Ayrıca Mavi Jeans gibi bir markanın doğmuş olmasının, yıllardan beri konuşulan “marka yaratma” konusunda atılmış önemli bir adım olduğu kanısındayım.
Alex Akimoğlu
referansgazetesi.com
Yorum Yap
Zorunlu Giriş Yapan Yorum Gönder

Son Yorumlar